
Tevbe nasıl yapılır
Nahus Tevbesi nedir
Tövbe nasıl yapılur
Nahus Tövbesinin önemi nedir
Tövbe Nedir, Nasuh Tövbe Nedir? Nasıl Olur?
Tövbe, imandan sonra bir insana ihsan edilen en büyük nimettir

Tövbe kelime anlamıyla "dönüş" demektir

Terim anlamı, kulun günahlarına pişman olup onları terk etmesi ve Allah’ın (c

c

) emir ve yasaklarına yönelmesidir
Hadislerden anlaşılacağı üzere peygamberimiz (s

a

s) günde yetmiş (bir başka rivayette yüz) kere Allah’a (c

c

) istiğfarda bulunmaktaymış

Günahtan masum olan peygamberimiz (s

a

s) böyle ise bizim buna daha çok dikkat etmemiz gerekir
Tövbe, Allah (c

c

) ile kişi arasında yapılan içten bir antlaşmadır

Dolayısıyla tövbe eden birisi değişimi içten bir duyguyla onaylamaktadır

Gözlerden damlayan birkaç damla yaş tövbedeki içtenliğin işaretidir

İnsanlar birbirleri ile olan sözleşmeleri çok kolay bozmaktalar

Çıkarlar söz konusu olduğunda işler değişmektedir

Ama Allah’a (c

c

) tövbe ile yönelen bir kul buna yürekten bir yolla, yani içten katıldığı için daha bir sadık olmaktadır

Böyle içten, kesin dönüşe tövbe-i nasuh denir

Zaten gerçek tövbe de ancak böyle mertçe yapılır
Tövbenin temeli yapılan günaha kalp ile derin bir pişmanlık duymaktır

Nitekim peygamberimiz (s

a

s) de tövbeyi bir hadis-i şerifinde “günahlara pişmanlık” olarak tanımlamıştır

Tövbemizi bozsak bile yenileyebiliriz

Tövbe etmenin bir sayısı, sınırı yoktur
Tarikatlara tövbe ile intisap edilir

Böylelikle bu içten değişime Allah (c

c

) dostları da tanık tutulur

Bu da güzel bir şeydir ve Allah (c

c

) ile kul arasında tövbe ile gerçekleşen içten pişmanlık duygusunu daha bir pekiştirmektedir
İnsan alışkanlıklarının tutsağıdır

Onları kolay kolay bırakamaz

Günahlar da bu özelliğe sahiptirler

İnsanda bağımlılık yaparlar

Ayrıca günahlar nefsin arzularını da okşar

Bu yüzden bir insanın günahlarına pişman olup Allah (c

c

) yoluna girmesi çok güçtür

İnsanların çoğu doğadaki bitkiler ve hayvanlar gibi pek varoluşlarını sorgulamadan yaşayıp ölmektedirler

Kendilerini değiştirmek gibi zorlu bir işe pek girişmek istemezler

Rahatlarına ve keyiflerine bakarlar

Tövbe etme sadece insanın iradesiyle gerçekleşen bir olgu değildir

İnsan günah olmayan bir alışkanlığını bile terk ederken büyük bir sıkıntı yaşamaktadır

Bu nedenle nefsi okşayan günahları terk etmek çoğu insan için ölmeyi istemek kadar imkansız bir şeydir

Aslında tövbe etmek de kişinin o andaki manevi varlığına son vermesi anlamına gelmektedir

Nasıl bir insanın kendi elleriyle kendisini öldürmesi çok güç bir şeyse, daha doğrusu intihar etmek isteyen bir insan nasıl bu konuda yaşamsal bir sıkıntı yaşarsa bir insanın alıştığı ve zevk aldığı günahlardan dönmesi de o kadar zor bir iştir

Bu yüzden tövbe etme Allah’ın (c

c

) et-Tevvâb güzel ismiyle ilişkilendirilmiştir

Buna göre tövbe nimeti kulun bir eseri değil, Allah’ın (c

c

) kuluna şükretmesi için verdiği bir nimetidir

Kulun tövbe nimetini kendisinden bilmesi büyük bir hatadır

İnsanı boş gurura, aldanmışlığa ***ürür

Şeytanın oyuncağı kılar

İnsan başına gelen hayır ve şerrin Allah’tan (c

c

) olduğuna inandığı gibi tövbe nimetini de O’ndan bilmelidir

Yani insan Allah (c

c

) dilediği için bu tövbe nimetine ermektedir
Tabii bu büyük nimet de Allah (c

c

) tarafından kullarına gelişigüzel dağıtılmamaktadır

Bunun bir sünnettullahı bulunmaktadır

Allah (c

c

) yanlış yolda olan kullarına önce ikazlarda bulunur

Onları anlayacağı dillerle uyarır

Bu uyarılara “ayet” diyebiliriz

Kul kadere olan inancıyla, yani başına gelen iyi ve kötü şeylerin (ayetlerin) bir tesadüf eseri olmadığına, bunların yüce Allah’ın (c

c

) izni ve yaratmasıyla meydana geldiğine inandığı zaman bunlardan kendince bir ders çıkarır

Tuttuğu yolu ölçüp biçer

Örneğin bela ve musibetlerle günahlarının acı meyveleri arasında bir ilgi kurar

Hatasını anlar

İçten bir pişmanlık duyar

Günahlarından dönüp Allah’ın (c

c

) emir ve yasaklarına uymak ister

İşte tövbe böylece gerçekleşmiş olur

Bu bakımdan tövbe nimetinin kula erişmesinde kadere, hayır ve şerrin Allah’tan (c

c

) geldiğine inanma önemli bir rol oynar
Herkesin anlayışına ve algı dercesine göre tövbe nimetinin kalpte uyanması için farklı bir işlem gerekebilir

Bunu da en iyi bilen Allah’tır

Allah (c

c

) tövbe etmeye müsait kullarına bir vesileyle yaklaşır ve onların günahlarına pişman olup doğru yola gelmesini sağlar
Tabii tövbe için gelen ayetlerin kadrini kıymetini bilmeyenler de vardır

Bu tipteki insanlar başlarına gelen bela ve musibetleri Allah’tan (c

c

) bilmedikleri için onlardan gerekli dersleri alıp da tövbe edemezler

Onlar için her şey bir tesadüften ibarettir
Çoğu insanın ibadetlerini yapamamalarının nedeni içerisinde bulundukları günahlardır

Günahlar ile ibadetlerin kalpte buluşmaları, biraraya gelmesi adeta imkânsızdır

Bunlar mıknatısın aynı kutupları gibi birbirini sürekli iterler

Hele hele bir günahkârın namaz kılması çok zordur

Çünkü namazın esprisi yüzünü, yönünü Allah’a (c

c

) çevirmek, Allah’ın (c

c

) huzurunda bulunmaktır

Günahlarla namazda Allah’a (c

c

) dönmeye kendimizde bir güç ve kudret bulamayız

Bu durum kendisine karşı kabahat işlediğimiz bir insanın yüzüne bakamamak gibi sıkıcı bir durumdur

Çoğu kişinin namaz kılmak istediği halde namaz kılamamasının, namazda bir huzur ve zevk alamamasının nedeni de budur

Günahlara tövbe etmeden Allah’ın (c

c

) karşısına geçmek adeta imkânsızdır

Namaz öncesi alınan abdest de sanki tövbenin simgesi gibidir
“Sen çok büyük günahlar işledin

Allah (c

c

) bunları affetmez

” biçimindeki bir düşünce, şeytanın bir vesvesesidir

Zira Allah (c

c

) samimi bir tövbe ile kulun bütün günahlarını bağışlayacağını Kuran-ı Kerim’de pek çok ayette belirtmektedir
Tövbe insanın nefsin egemenliği altından kurtulup gerçek özgürlüğe, Allah’a (c

c

) kul olmaya doğru yol almasıdır

Nefsinin esiri olarak azgınlaşıp günah işleyen insanlar özgür olduklarını, hayatlarını diledikleri gibi yaşadıklarını sanırlar

Oysa günahlar insanın yaratılış amacına ters düştüğü için ruhta onmaz çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara neden olur

Böyle bir insan huzurunu yitirmiştir

Günahlar onu sarıp sarmalamış ve çeşitli manevi sıkıntılara sokmuştur

Tövbe edip Allah’ın (c

c

) emir ve yasakları istikametinde yaşamlarına yeni bir biçim ve yön veren insanlar Allah’ın (c

c

) emir ve yasaklarına uydukları için vicdanları rahattır

Ruhlarında sonsuz bir huzur bulunur

Bu da yüzlerindeki iman nuru ile ışıldar

Gerçek özgürlüğün ve yaratılış amacına uymanın derin hazzını tadarlar
Tövbe ile Allah (c

c

) geçmiş bütün günahları sevaba çevirmektedir

Bu durum Kuran-ı Kerim’de şöyle bildirilmektedir: “Ancak şu var ki tövbe edip iman edenler ve güzel işler yapanlar, bundan müstesnadır

Allah onların kötülüklerini iyiliklere, günahlarını sevaplara dönüştürecektir

Çünkü Allah Gafûr (günahları affeden), Rahîm’dir (müminleri esirgeyendir)

Kim tövbe edip güzel işler yaparsa gereğince tövbe eden odur işte (Furkan suresi, ayet 70-71)

”
Tövbeden amaç, tövbe-i nasuhdur

Tövbe-i nasuh, gerçek tövbedir

Bu tövbede kişi yaptığı günahlara büyük bir pişmanlık duyduğu gibi bir daha da yapmamak gibi kesin bir karar alır

Bu yüzden geçmiş günahları için daima gözyaşı döker, mahzun olur

Ayrıca bu günahları da telafi yoluna gider

Örneğin kılamadığı namazları, tutamadığı oruçları varsa kaza eder, yine varsa kul haklarını da iade eder

Başka hatalarını da benzer yolla tamir etmeye çalışır

Bu insan artık eski insan değildir

İşte gerçek tövbe de ancak böyle olur

Bir insan tövbesini bu ayara ulaştırmadıkça tövbesinde kusurludur

O eskiyle hesabını daha tam görememiştir

Her an ayağı eski alışkanlıklarına kayabilir
Aşağıdaki ayetin konusu tövbe-i nasuh eden kişileri kapsamaktadır

Ayette üç şey belirgin olarak dikkati çekmektedir: 1

Allah bu tövbeyi başkalarından değil, müminlerden istemektedir

2

Tövbe-i nasuh edenlere mahşer gününde önlerinden ve sağlarından koşan nurlar verilmektedir

Bilindiği üzere, müminler kıyamet gününde nurları ile kâfir ve münafıklardan ayrılmaktadırlar; kâfir ve münafıklara nur verilmeyecektir

3

Hesap gününde müminler nurlarının tamamlanacağı ve günahlarının bağışlanacağı umudu içerisindedirler

Allah (c

c

) müminlerin hesap günündeki bu umutlarından olumlu bir dille söz ettiğine göre dolaylı olarak onları bağışlayacağını da bizlere işaret etmektedir
‘Ey iman edenler, tövbe-i nasuh ile Allah’a dönün

Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber’i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinde ırmaklar akan cennetlere sokar

Çünkü onların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar da ‘Ey Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi mağfiretinle bağışla, çünkü Sen her şeye kadirsin’ derler

(Tahrim suresi, ayet, 8)’
Et-Tevvâb ( kula günahlardan tövbe etme nimeti veren, kulun tövbesini kabul eden) güzel ismi ile insana düşen bilinç şudur: İnsanın Allah’ın (c

c

) iman ve ibadetlerdeki rızasına, günahlardaki ve haramlardaki öfkesine rağmen günahta ısrar edip tövbeyi geciktirmesi, Allah’ın (c

c

) emir ve yasaklarına uymaması büyük bir talihsizliktir

İnsanı ebedi pişmanlığa sürükleyebilir

Allah (c

c

) hepimize tövbe-i nasuh nasip eylesin

Amin
Muhsin İyi